

Bir gün Nasreddin Hoca pazara
gidiyormus.Bunu gören bir grub cocuk hocanin arkasindan kosmus ve "Hocam
bize düdük alirmisin, hocam bize de düdük alirmisin" demisler.
Bu sirada cocuklardan biri
yavasca aradan siyrilmis ve bir miktar para uzatarak,
"Banada düdük getirirmisin" demis.
Hoca yavasca basini sallamis ve,
" Tamam, tamam cocuklar "demis.
Aksam olunca bütün cocuklar pazardan dönmekte olan hocanin yolunu
beklemisler.
Hoca yolun basinda gözükünce cocuklar büyük bir sevinc icinde hocanin
etrafini sarmislar.Haca bir düdük cikarmis ve sabah parayi veren cocuga
uzatmis.
Diger cocuklar hep bir agizdan,
"Hani bizim düdügümüz " diye bagrismislar.
Hoca gayet sakin bir sekilde,
"Eeee cocuklar: parayi
veren düdügü calar" demis.
Basa gerii dön...


Günlerden birgün hocanin
komsulari Hocaya saka yapmak istemisler ve
Hocaya:
"Hocam sen cok bilgili bir insansin ve herseyi biliyorsun.Biz dünyanin
merkezini cok merak ediyoruz.Dünyanin merkezi neresidir????
Hoca gayet sakin cevap vermis:
"Iste tam benim durdugum yerdir" demis
Komsulari bu cevaba gülmüsler ve "Nereden biliyorsun???"
demisler
Hoca komsularina söyle bir bakmis ve:
"Eger bana inanmiyorsaniz ,ölcün " demis.
Basa gerii dön...

Köylülerden biri birgün
Hocanin yanina gelir.
"Hocam her sabah insanlara bakiyorum ve hepsi ayri ayri yönlerde
gidiyorlar
bu bana cok karisik geliyor.Neden hepsi bir yönde gitmiyor.Bir türlü
anlayamiyorum" demis.
Hoca elini sakalina götürüp, hafifce sivazladiktan sonra cevap vermis:
"Eger bütün insanlar ayni yöne dogru gitselerdi dünyanin dengesi
bozulurdu ve hepimiz asagiya düserdik "demis.
Basa gerii dön...

Adamin birine
bir mektup gelir.Adam mektubu acar fakat bir türlü okuyamaz.
Yabanci bir dille yazilmistir
mektup. Caresiz kalan adam mektup elinde disari cikar, önüne gelen
herkese mektubu gösterir.Kimse mektubu okuyamaz.Sonunda Kadi`ya gitmeye
karar verir.Tam bu sirada Hocayla karsilasirlar.Adam hemen
"Ah Hoca Efendi bende tam
sana geliyordum. Ne olur su elimde ki mektubu bir okuyuver.Kime gösterdiysem
mektubu okuyamadi".
Hoca mektubu alir.Evirir cevirir
fakat bir türlü mektubu okuyamaz.
Adama mektubu geri uzatir.
"Mektup Arabca yazilmis anlayamadim, en iyisi sen Arabca bilen
birisini bul" der.Adam birden sasirir ve sinirlenir.
"Utan!utan! Birde Hoca olacaksin.Eger Hocaligindan utanmiyorsan su
kocaman kavugundan utan"der.
Hoca birden kavugu kafasindan cikarir ve adamin kafasina takar.
"Al bakalim, eger marifet kavuktaysa sen oku" der.
Basa gerii dön...

[ Home ] [ Nach oben ] [ Türkei - Allgemein ] [ Grundkurs - Türkisch (Türkçe) ] [ Istanbul ] [ I N E B O L U ] [ Sivrihisar ] [ Narseddin Hoca Beldesi ] [ Karadeniz-Schw.- Meer K. ] [ Döner Kebab ] [ Yemek Tarifleri ] [ Eren ] [ Sanat / Kunst ] [ Link ] [ Deprem - Erdbeben ] [ Hazirlayan / Autor ]
